Bugs Bunny

Bugs Bunny bu çizgi film'de Türkçe olarak "Yeniden Süvari" adlı bölümle karşınızda


Sünger Bob



SüngerBob KarePantolon Nickelodeon kablolu TV şirketi için Stephen Hillenburg tarafından yaratılmış bir çizgi film dizidir.

Esas karakter; Sünger Bob, Yengeç Krusty restoranında çalışan bir ızgaracıdır. Saf bir karakter olmakla beraber çok da iyi kalplidir. Genellikle kare pantolon giyer, üzerinde ise kravat ve gömlek. Çorapları dize kadar çekilidir. Sarı ve deliklidir. Onu ilk defa görenler genellikle "Aaa, peynire bak." derler. Çok şirin bir görüntüsü vardır. İyi Seyirler :)

Retkit



Çizgi Filmler
'den bir klasik daha Red Kit hayranlarına; Redkit Miras, uzun bir video.

Pembe Panter



Çizgi Filmler kuşağının Şirinler ve Temel Reis gibi klasiklerinin dışında Tom ve Jerry gibi sessiz çizgilerin devam ettiği Pembe Panter de bir Fransız dedektif canlandırmasıyla karşımıza çıkıyor.

Çizgi Filmler Sağlıklı ve Beslenme

Çizgi filmler ve kahramanları, çocukların sağlıksız beslenmesine sebep oluyo...

Bisküvi ve şekerlemelerin üzerindeki çizgi film kahramanları çocukları olumsuz etkiliyor. İngiltere`de yapılan bir araştırma, çizgi film kahramanlarının, çocukların sağlıksız beslenmesine sebep olduğu sonucunu ortaya koydu.

İngiliz The Sun gazetesinin haberine göre yağlı, şekerli ve tuzlu yiyeceklerin paketleri üzerinde Shrek , Bratz , Simpsonlar ve Pembe Panter gibi çizgi karakterlerin resimlerinin bulunması, çocukların beslenmesini olumsuz etkiliyor.

Gazetenin bir izleme komisyonunun araştırmasına dayandırdığı haberinde, İngiltere `de satılan ballı bir kahvaltılık gevreğin üzerinde Simpsonlar `ın, dünyaca ünlü bir çikolata markasının üzerinde de Örümcek Adam `ın resminin bulunduğu hatırlatıldı. Haberde, bu tür resimlerin çocukları sağlıksız bir beslenmeye yönlendirdiği bildirildi.

Araştırmayı yürüten ekibin üyelerinden Sue Davies , çizgi film kahramanlarının sağlıklı yiyeceklerin tanıtımının yapılmasında son derece az kullanıldığına da dikkat çekti. Türkiye `de satılan pek çok tuzlu-şekerli-yağlı üründe de çizgi film kahramanlarının resimleri kullanılıyor.

Çizgi Film Pazarı 300 Milyon YTL

Dünyada 100 Milyar Dolarlık Ciro Yakalayan Çizgi Film ve Animasyon Karakterlerine Ait Lisanslı Ürünlerin Türkiye'deki Satışları da, 300 Milyon YTL'yi Aştı. Otomobilden Mücevherlere, Cep Telefonundan Dizüstü Bilgisayara Kadar Giren Bu Karakterler Artık Sadece Küçük Çocuklara Hitap Etmiyor. Büyümeye Direnen Yetişkinler de Tom ve Jerry ile Temel Reis'den Şirinler'e Kadar Sevdikleri Çizgi Film Karakterine Ait Ürünleri Kapışıyor.

Dünyada 100 milyar dolarlık ciro yakalayan çizgi film ve animasyon karakterlerine ait lisanslı ürünlerin Türkiye’deki satışları da, 300 milyon YTL’yi aştı. Otomobilden mücevherlere, cep telefonundan dizüstü bilgisayara kadar giren bu karakterler artık sadece küçük çocuklara hitap etmiyor. Büyümeye direnen yetişkinler de sevdikleri çizgi film karakterine ait ürünleri kapışıyor.

HELLO Kitty’nin dizüstü bilgisayar, mayo, ev tekstili gibi değeri 1650 doları bulan ürünlerle yelpazesini genişletmeye hazırlandığı Türkiye pazarında tüketiciler bu yıl Tweety’nin 650 YTL değerindeki pelerinini de alabilecek. Barbie’nin yerini artık makyajsız sokağa çıkmayan Winx kızları aldı. Lisansörler bile ’çocukların çocukluklarını çalıyoruz’ diyor.


Winnie the Pooh Mickey’i katladı

SEVİMLİ ayı Winnie, küçük korkak Piglet, zıp zıp kaplan Tigger, bahçıvan ve titiz Tavşan, agresif lahana Ege Cengiz ve uyuşuk Eeyore’un birbirinden sevimli ve masum hikayeleri üzerine kurulu olan Walt Disney’in en başarılı TV serilerinden Winnie The Pooh, dünyada 5 milyar dolarlık hacmi yakaladı. İzleyicilerine dostluk veren Winnie’nin 70 farklı ürün kategorisinde 250’ye yakın lisansiyesi bulunuyor. Yıllık satışları da 1 milyar doları aşıyor. Bu Disney’in diğer karakterleri olan Donald Duck, Mickey ve Pluto’nun satışlarının toplamına denk geliyor.

Kızlar peri makyajını sevdi Winx’e 1.5 milyar dolar gitti

KIZ çocukların beğenisini toplayan Winx Club ürünlerinin hacmi 1.5 milyar dolara ulaştı Okulların açıldığı 3 aylık dönemde Türkiye’de 20 milyon dolarlık satışı yapılan Winx Club lisansörü Filma’nın yetkilileri şimdi aynı ürünleri Türkiye’ye de sokmak için görüşmeler yapıyor. Firma yetkilileri Bloom, Stella, Flora, Miusa ve Tecna karakterleriyle öne çıkan Winx’in başarısının nedenini şu şekilde açıklıyor: "Karakterlerin hepsi birbirinden farklı. Kimi şımarık, kimi içine kapanık. İzleyen her çocuk kendisini bir karakterle özdeşleştiriyor. Pırıltılar ışıltılar da dahil olmak üzere kızların sevdiği herşeye sahip." Winx Club’ın 35 milyon dolar bütçeli sinema filmi Türkiye’de gösterime girecek.

Hello Kitty’nin laptop ve pırlantaları bu yıl geliyor

DÜNYADA 1.5 milyar dolarlık satış hacmini yakalayan Hello Kitty’nin, pırlantadan tişörte, otomobilden kredi kartına kadar 50 bin çeşit ürünü bulunuyor. Hello Kitty’nin Türkiye Lisansörü Max Licencing’in sahibi Diana Magarino, Taç, Goldaş gibi markalarla işbirliği içinde ürün yelpazesini geliştirmeye çalışıyor. Mayıs ayında Kom’un mayo, mart ayında da Taç’ın ev tekstili ürünlerinin piyasaya sürüleceğini belirten Magarino "Goldaş daha genç bayanlara yönelik gümüş ve altından mücevherler yaparken, farklı bir firma da pırlanta takılar tasarlayacak. Ayrıca, Hello Kitty’nin bin 650 dolarlık taşlı dizüstü bilgisayatını da piyasaya sokacağız" dedi. Bugüne kadar satılan 45 bin dolarlık karavanı, Max Azria’nın Swarovski kristalleriyle işlenmiş kaşmir hırkası, Sidney Poitier ve Liv Tyler gibi ünlülerin fiyatı 150 dolar ile 400 dolar arasında değişen tasarımları da Hello Kitty’nin başarısını sergiliyor.

Simpson çok satmıyor, Tweety pelerin geliyor

BART, Homer, Meggy, Lisa ve Marge’dan oluşan Simpsons, ilk yayınlanmaya başladığı sezonda bile, 13.4 milyon izleyici ile buluştu. Amerika’da birçok ülkede yasaklanmasına karşın, 2 milyar dolarlık ürünü satılan Simpsons, Türkiye’de daha az talep görüyor. Simpsons’ın lisansörü Lisans A.Ş. yetkilileri, "Simpsons çok sevilmesine karşın Türkiye’de en fazla satın alınan ürünlerden değil" diyor. Tweetty’nin pırlantalı tasarımlarının yapıldığını söyleyen yetkililer, "Tweety konsepti Citroen’in arabasından, Swarovski’ye kadar girdi. Dolce Gabbana, Loony Tunes için tasarım yapıyor. Türkiye’de de Harvey Nichols’a ürün veren ilk tasarımcı olan Tuvana Büyükçınar, 650 YTL’ye satılacak bir Tweety pelerin üzerinde çalışıyor" dediler.

Sünger Bob 5 milyar dolara koşuyor

İZLEYİCİSİYLE ilk kez 1999 yılında buluşan Sünger Bob’un satışları 6.3 milyar dolarlık hacme ulaştı. Nickelodeon kablolu TV şirketi için Stephen Hillenburg tarafından yaratılan Sünger Bob’un puzzle, tişört, bebek gibi farklı ürünleri bulunuyor. Esas karakter Sünger Bob, Yengeç Krusty restoranında ızgaracı olarak çalışıyor. Saf ve iyi kalpli olan Sponge, genellikle kareli pantolon giyiyor. Nickelodeon’un en popüler çizgi filmi olan Sponge Bob’un video oyunlarının yanısıra aynı isimde de filmi var.

Pokemon zirvede

POKEMON, 10’uncu yılını kutladığı 2006 yılında lisanslı ürünlerinin 25 milyar dolarlık satış hacmiyle en fazla satılan karater. Ancak Tinky Winky, Po, Dipsy ve Lala adlı karakterlerin oluşturduğuTeletubbies lisansiyesiyle de yılda 1 milyar dolarlık ürün satılıyor.

Temel Reis

Çizgi Film yayınları arasında eski ve hala beğeni ile izlenen çizgi filmlerden biri Temel Reis.Olmazsa olmazları; ıspanak, safinaz ve kaba sakal

Şirinler

Şirinler, Belçikalı (babası İngiliz) çizer Peyo'nun ünlü eseri. 1958'de Peyo Cullifors tarafından Çizgi roman olarak ortaya çıktı. 1981'de televizyonda gösterilen Şirinler büyük ilgi gördü. Orijinal ismi "Schtrumpf" (İngilizce'de "Smurf") olan Şirinler 256 bölümden oluşuyor.

Tom ve Jerry

Tom ve Jerry 1950'li yıllarda Amerika'da başladığı yolculuğuna bugün bile devam eden bir klasik bir çizgi film.

Çizgi Filmlerin Etkileri

Çizgifilm Kahramanlarının Çocuk Ruh Sağlığı Üzerine Etkileri


Pokemonların ve Diğer Çizgifilm Kahramanlarının Çocuk Ruh Sağlığı Üzerine Etkileri

Hazırlayan: Uzman Dr. Şebnem Soysal - Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü
Uzm. Dr. Aylin İlden Koçkar - Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümü

Her kış mevsimi yaşamış olmamıza karşın hep şaşırır ve çocuklarımızı kendi düşürdüğümüz sanal tuzaklardan kurtarmak için kara kara düşünürüz. Önce Ninja Kaplumbuğaları vardı, ardından Pocohantas, Tarzan ve Aslan Kral derken son olarak da, bu bahar televizyonlarımız sayesinde evlerimize POKEMONlar konuk oldu. Günlerdir radyoda ve televizyon kanallarında çizgi filmler ve saldırganlık konulu pek çok konuşma dinledik, tartıştık. Kulaklarımızda kalanlar...

Televizyon ve saldırganlık konusu, her yıl adeta tüm yaşamımızı istila eden bir çizgi filmin ardından tartışılır, sonra da kalabalık gündem içerisinde unutulup gider. Bu arada hemen hemen tüm evlerde, tartışma konusu edilmiş olan çizgi film ve karakterlerine ilişkin eşyalar satın alınmıştır bile. Sektör öyle hızlı çalışmaktadır ki anne ve babalar alternatifsiz olarak gördükleri, her yerde karşılarına çıkan bu kahramanlara karşı önce umursamaz bir yaklaşım sergilerken ardından da amansız bir savaşa girerler. Peki neden?

Saldırganlık duygusu doğrudan gözlenemeyen bir iç durumdur. Hepimizin çok kızdığı, birilerini incitmek istediği anlar olmuştur. Ama bu duygularımızı her zaman dışavurup davranışa dönüştürmeyiz. Genellikle amaçlarımıza ulaşmamız engellendiğinde ya da işlerimiz beklediğimizden daha ağır yürüdüğünde eylemde bulunuruz. Engellenme ve zorlanmanın davranışsal etkilerini Barker, Dembo ve Lewin’ in (1941) çalışması daha açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu çalışmada çocuklara bir oda dolusu oyuncak gösterilmiş fakat odaya girmelerine izin verilmemiş. Çocukların ancak dışarıdan oyuncaklara bakmalarına izin verilmiş, oynamaları engellenmiş. Bir süre bekledikten sonra çocukların oyuncaklarla oynamalarına izin verilmiş. Başka bir grup çocuğa herhangi bir engellenme olmaksızın oyuncaklarla oynayabilecekleri söylenmiş. Daha sonra tüm çocuklar odaya alındığında engellenen çocukların oyuncakları yere çarptıkları ve duvara vurdukları genel olarak yıkıcı davranışlarda bulundukları görülmüştür. Bu çalışmanın bize engellenmenin saldırganlığı tetiklediğini ve engellenme durumu ortadan kalktığında eyleme dönüşebileceğini göstermektedir. Bu noktada, çizgi filmin izlenmesini engellemek sorunun çözümü gibi gözükmemektedir. Beyaz camın gerisindeki kahramanlar gerçekten bu kadar zararlı mıdır?

TV kahramanlarının ve ekrandan yansıyan şiddetin toplum üzerindeki etkilerinin incelenmesi 1950’li yıllardan beri sürmektedir. Televizyonun toplumda yaygınlaşması, izleme süresinin artması ve beğenilen programların niteliği “ TV yoluyla saldırganlık teşvik mi edilmektedir ? ” sorusunu gündeme getirmiştir. Saldırgan davranış ile televizyon arasındaki ilişkinin incelendiği çalışmalarda; saldırganlık öğrenilmiş bir davranıştır sayıltısı kabul edilmektedir. Bununla birlikte biyolojik, genetik, hormonal etkenler göz ardı edilmemelidir. Televizyon tek başına saldırganlığı teşvik etmemektedir. Evinde anne ve babasının yoğun tartışmalarına maruz kalan bir çocuğun, okulunda silahlı çatışma sonucunda servis şoförünün öldüğünü gören bir çocuğun, sürekli azarlanan, engellenen ve yeterince pekiştirilmeyen bir çocuğun, çok küçük yaşta sokakta çalışmak zorunda kalan ve yaşam gerçekleriyle tanışan bir çocuğun saldırgan davranışlar sergilemesi için televizyona gereksinimi yoktur.

Ancak, somut işlem dönemi dediğimiz 4-9 yaşları arasında televizyondaki karakterlerle özdeşim kurma oranının yüksek olduğunu düşünürsek izlenen filmlerin niteliğinin dikkatle incelenmesi gerekmektedir. Araştırmalar, televizyondaki karakterlerle özdeşim kuran erkek çocukların saldırgan davranışlarının daha fazla olduğunu, bunun yanı sıra çocuğun akademik başarısının da bunda etkili olduğu görülmüştür. Akademik başarısı düşük, yaşıtlarıyla iletişim kurma güçlüğü yaşayan çocukların televizyon izleme sürelerinin uzun olması ve tercih ettikleri filmlerde hatırı sayılır miktarda saldırgan ögelerin bulunması dikkat çekicidir.

Bu bilgiler doğrultusunda çocukların medyadaki şiddete maruz kalmamaları için önlemler almak gerekmektedir. Ebeveynler olarak çocuğunuzun izlediği şiddet miktarını kontrol altında tutmak sizin elinizde. Bunun için televizyon izlemeyi günde bir ya da iki saat ile sınırlandırabilirsiniz. Ayrıca çocuklarınızın hangi televizyon programlarını izlediklerini, hangi filmlere gittiklerini ve ne tür bilgisayar oyunları oynadıklarını gözlemleyin. Bu yollarla izledikleri şiddet hakkında onlarla konuşun. Bu tür davranışların gerçekte ne denli acı verici olduğunu ve ne tür sorunlara neden olabileceklerini onlarla tartışın. Son olarak da sorunlarla ilgili alternatif çözümler önerip bunları da çocuklarınızla tartışın. Sevgili ebeveynler bir yanlışı gösterirken doğrusunu da birlikte sunmanın önemini unutmayın.

Çocukların öğrenme yöntemlerinden biri de örnek almaktır. Ailenin tutumları ve davranışlarının çocuklar üzerindeki etkisi büyüktür. Dolayısıyla çocuklarınıza uygun davranışları öğretebilmek için sizin model olmanız çok önemlidir. Şiddete başvurmasını istemediğiniz çocuğunuzu şiddete başvurarak durdurmaya çalışmak sonucu daha kötü bir duruma sürükleyebilir. Elbette tüm bunları yapmanıza rağmen çocuğunuz şiddet içeren davranışlar gösteriyor, arkadaşlarına karşı saldırgan davranışlarda bulunuyor, sakinleştirilemeyen öfke nöbetleri yaşıyor, yetişkinleri ve kuralları hiçe sayıyorsa bir uzmana başvurmanızı öneririz. Şiddet kullanmasının tek nedeni olarak televizyonu suçlamak da bu noktada doğru olmayabilir.