tag:blogger.com,1999:blog-8819335169805784922009-05-11T14:17:51.413-07:00Çizgi Filmler - Çizgi Film İzle- ÇizgifilmÇizgi Filmler, çizgi film haberleri, çizgi filmlerin etkileri, çizgi film izle, çizgi film oyunları, çizgi film youtube, çizgi film resimleri, çizgi film kahramanları, dini çizgi film, çocuk çizgi film
çizgi film video, çizgi film karakterleri çizgi film şirinler, tom ve jerryMnoreply@blogger.comBlogger11125tag:blogger.com,1999:blog-881933516980578492.post-508256110335033452009-05-11T14:16:00.000-07:002009-05-11T14:17:51.422-07:00Bugs Bunny<span style="font-weight: bold;">Bugs Bunny</span> bu <a href="http://cizgifilmler.blogspot.com/"><span style="font-weight: bold;">çizgi film</span></a>'de Türkçe olarak "Yeniden Süvari" adlı bölümle karşınızda <div><object width="480" height="364"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x6j9z1_bugs-bunny-yeniden-suvari_shortfilms&related=0"><param name="allowFullScreen" value="true"><param name="allowScriptAccess" value="always"><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x6j9z1_bugs-bunny-yeniden-suvari_shortfilms&related=0" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="480" height="364"></embed></object><br /><b><a href="http://www.dailymotion.com/video/x6j9z1_bugs-bunny-yeniden-suvari_shortfilms"></a></b><i><a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/shortfilms"><br /></a></i></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/881933516980578492-50825611033503345?l=cizgifilmler.blogspot.com'/></div>Mnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-881933516980578492.post-50766222058010396362008-06-15T00:14:00.000-07:002008-06-15T00:35:29.304-07:00Sünger Bob<div><object height="336" width="420"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x5e7t6&related=1"><param name="allowFullScreen" value="true"><param name="allowScriptAccess" value="always"><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x5e7t6&related=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" height="336" width="420"></embed></object><br /><b><a href="http://www.dailymotion.com/video/x5e7t6_sunger-bob-sponge-bob-peruk_fun"><br /></a></b><i><a href="http://www.dailymotion.com/warmisun"></a></i></div><span style="font-weight: bold;">SüngerBob</span> KarePantolon Nickelodeon kablolu TV şirketi için Stephen Hillenburg tarafından yaratılmış bir <a href="http://cizgifilmler.blogspot.com/"><span style="font-weight: bold;">çizgi film</span></a> dizidir.<br /><br />Esas karakter; <span style="font-weight: bold;">Sünger Bob</span>, Yengeç Krusty restoranında çalışan bir ızgaracıdır. Saf bir karakter olmakla beraber çok da iyi kalplidir. Genellikle kare pantolon giyer, üzerinde ise kravat ve gömlek. Çorapları dize kadar çekilidir. Sarı ve deliklidir. Onu ilk defa görenler genellikle "Aaa, peynire bak." derler. Çok şirin bir görüntüsü vardır. İyi Seyirler :)<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/881933516980578492-5076622205801039636?l=cizgifilmler.blogspot.com'/></div>Mnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-881933516980578492.post-78630359758483091332008-06-15T00:08:00.000-07:002008-06-15T00:11:31.042-07:00Retkit<div><object height="284" width="420"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x5e4gq&related=0"><param name="allowFullScreen" value="true"><param name="allowScriptAccess" value="always"><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x5e4gq&related=0" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" height="284" width="420"></embed></object><br /><b><br /><a href="http://cizgifilmler.blogspot.com/">Çizgi Filmler</a></b>'den bir klasik daha <span style="font-weight: bold;">Red Kit </span>hayranlarına<span style="font-weight: bold;">; Redkit</span> Miras, uzun bir <span style="font-weight: bold;">video</span>.<b><br /></b><i><a href="http://www.dailymotion.com/Oyunsal_net"></a></i></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/881933516980578492-7863035975848309133?l=cizgifilmler.blogspot.com'/></div>Mnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-881933516980578492.post-48537826358295187002008-02-03T02:53:00.000-08:002008-02-03T02:59:41.795-08:00Pembe Panter<object height="355" width="425"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/567dM7KsAx8&rel=1"><param name="wmode" value="transparent"><embed src="http://www.youtube.com/v/567dM7KsAx8&rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" height="355" width="425"></embed></object><br /><br /><a href="http://cizgifilmler.blogspot.com/"><span style="font-weight: bold;">Çizgi Filmler</span></a> kuşağının <a href="http://cizgifilmler.blogspot.com/2007/12/irinler.html"><span style="font-weight: bold;">Şirinler</span></a> ve <a href="http://cizgifilmler.blogspot.com/2007/12/temel-reis.html"><span style="font-weight: bold;">Temel Reis</span></a> gibi klasiklerinin dışında <a href="http://cizgifilmler.blogspot.com/2007/12/tom-ve-jerry.html"><span style="font-weight: bold;">Tom ve Jerry</span></a> gibi sessiz çizgilerin devam ettiği <span style="font-weight: bold;">Pembe Panter</span> de bir Fransız dedektif canlandırmasıyla karşımıza çıkıyor.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/881933516980578492-4853782635829518700?l=cizgifilmler.blogspot.com'/></div>Mnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-881933516980578492.post-18807202330469049422008-01-19T06:09:00.000-08:002008-01-19T06:12:50.942-08:00Çizgi Filmler Sağlıklı ve Beslenme<a href="http://cizgifilmler.blogspot.com/"><span style="font-weight: bold;">Çizgi filmler</span></a> ve kahramanları, çocukların sağlıksız beslenmesine sebep oluyo...<br /><br />Bisküvi ve şekerlemelerin üzerindeki çizgi film kahramanları çocukları olumsuz etkiliyor. İngiltere`de yapılan bir araştırma, çizgi film kahramanlarının, çocukların sağlıksız beslenmesine sebep olduğu sonucunu ortaya koydu.<br /><br />İngiliz The Sun gazetesinin haberine göre yağlı, şekerli ve tuzlu yiyeceklerin paketleri üzerinde Shrek , Bratz , Simpsonlar ve Pembe Panter gibi çizgi karakterlerin resimlerinin bulunması, çocukların beslenmesini olumsuz etkiliyor.<br /><br />Gazetenin bir izleme komisyonunun araştırmasına dayandırdığı haberinde, İngiltere `de satılan ballı bir kahvaltılık gevreğin üzerinde Simpsonlar `ın, dünyaca ünlü bir çikolata markasının üzerinde de Örümcek Adam `ın resminin bulunduğu hatırlatıldı. Haberde, bu tür resimlerin çocukları sağlıksız bir beslenmeye yönlendirdiği bildirildi.<br /><br />Araştırmayı yürüten ekibin üyelerinden Sue Davies , çizgi film kahramanlarının sağlıklı yiyeceklerin tanıtımının yapılmasında son derece az kullanıldığına da dikkat çekti. Türkiye `de satılan pek çok tuzlu-şekerli-yağlı üründe de çizgi film kahramanlarının resimleri kullanılıyor.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/881933516980578492-1880720233046904942?l=cizgifilmler.blogspot.com'/></div>Mnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-881933516980578492.post-80881106128443667242008-01-11T11:04:00.000-08:002008-01-11T11:10:37.120-08:00Çizgi Film Pazarı 300 Milyon YTL<span style="font-weight: bold;">Dünyada 100 Milyar Dolarlık Ciro Yakalayan </span><a style="font-weight: bold;" href="http://cizgifilmler.blogspot.com/">Çizgi Film</a><span style="font-weight: bold;"> ve Animasyon Karakterlerine Ait Lisanslı Ürünlerin Türkiye'deki Satışları da, 300 Milyon YTL'yi Aştı. Otomobilden Mücevherlere, Cep Telefonundan Dizüstü Bilgisayara Kadar Giren Bu Karakterler Artık Sadece Küçük Çocuklara Hitap Etmiyor. Büyümeye Direnen Yetişkinler de </span><span style="font-weight: bold;"><a href="http://cizgifilmler.blogspot.com/2007/12/tom-ve-jerry.html">Tom ve Jerry</a> ile <a href="http://cizgifilmler.blogspot.com/2007/12/temel-reis.html">Temel Reis</a>'den <a href="http://cizgifilmler.blogspot.com/2007/12/irinler.html">Şirinler</a>'e Kadar </span><span style="font-weight: bold;">Sevdikleri Çizgi Film Karakterine Ait Ürünleri Kapışıyor. </span><br /><br />Dünyada 100 milyar dolarlık ciro yakalayan çizgi film ve animasyon karakterlerine ait lisanslı ürünlerin Türkiye’deki satışları da, 300 milyon YTL’yi aştı. Otomobilden mücevherlere, cep telefonundan dizüstü bilgisayara kadar giren bu karakterler artık sadece küçük çocuklara hitap etmiyor. Büyümeye direnen yetişkinler de sevdikleri çizgi film karakterine ait ürünleri kapışıyor.<br /><br />HELLO Kitty’nin dizüstü bilgisayar, mayo, ev tekstili gibi değeri 1650 doları bulan ürünlerle yelpazesini genişletmeye hazırlandığı Türkiye pazarında tüketiciler bu yıl Tweety’nin 650 YTL değerindeki pelerinini de alabilecek. Barbie’nin yerini artık makyajsız sokağa çıkmayan Winx kızları aldı. Lisansörler bile ’çocukların çocukluklarını çalıyoruz’ diyor.<br /><br /><br /><span style="font-weight: bold;">Winnie the Pooh Mickey’i katladı</span><br /><br />SEVİMLİ ayı Winnie, küçük korkak Piglet, zıp zıp kaplan Tigger, bahçıvan ve titiz Tavşan, agresif lahana Ege Cengiz ve uyuşuk Eeyore’un birbirinden sevimli ve masum hikayeleri üzerine kurulu olan Walt Disney’in en başarılı TV serilerinden Winnie The Pooh, dünyada 5 milyar dolarlık hacmi yakaladı. İzleyicilerine dostluk veren Winnie’nin 70 farklı ürün kategorisinde 250’ye yakın lisansiyesi bulunuyor. Yıllık satışları da 1 milyar doları aşıyor. Bu Disney’in diğer karakterleri olan Donald Duck, Mickey ve Pluto’nun satışlarının toplamına denk geliyor.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">Kızlar peri makyajını sevdi Winx’e 1.5 milyar dolar gitti</span><br /><br />KIZ çocukların beğenisini toplayan Winx Club ürünlerinin hacmi 1.5 milyar dolara ulaştı Okulların açıldığı 3 aylık dönemde Türkiye’de 20 milyon dolarlık satışı yapılan Winx Club lisansörü Filma’nın yetkilileri şimdi aynı ürünleri Türkiye’ye de sokmak için görüşmeler yapıyor. Firma yetkilileri Bloom, Stella, Flora, Miusa ve Tecna karakterleriyle öne çıkan Winx’in başarısının nedenini şu şekilde açıklıyor: "Karakterlerin hepsi birbirinden farklı. Kimi şımarık, kimi içine kapanık. İzleyen her çocuk kendisini bir karakterle özdeşleştiriyor. Pırıltılar ışıltılar da dahil olmak üzere kızların sevdiği herşeye sahip." Winx Club’ın 35 milyon dolar bütçeli sinema filmi Türkiye’de gösterime girecek.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">Hello Kitty’nin laptop ve pırlantaları bu yıl geliyor</span><br /><br />DÜNYADA 1.5 milyar dolarlık satış hacmini yakalayan Hello Kitty’nin, pırlantadan tişörte, otomobilden kredi kartına kadar 50 bin çeşit ürünü bulunuyor. Hello Kitty’nin Türkiye Lisansörü Max Licencing’in sahibi Diana Magarino, Taç, Goldaş gibi markalarla işbirliği içinde ürün yelpazesini geliştirmeye çalışıyor. Mayıs ayında Kom’un mayo, mart ayında da Taç’ın ev tekstili ürünlerinin piyasaya sürüleceğini belirten Magarino "Goldaş daha genç bayanlara yönelik gümüş ve altından mücevherler yaparken, farklı bir firma da pırlanta takılar tasarlayacak. Ayrıca, Hello Kitty’nin bin 650 dolarlık taşlı dizüstü bilgisayatını da piyasaya sokacağız" dedi. Bugüne kadar satılan 45 bin dolarlık karavanı, Max Azria’nın Swarovski kristalleriyle işlenmiş kaşmir hırkası, Sidney Poitier ve Liv Tyler gibi ünlülerin fiyatı 150 dolar ile 400 dolar arasında değişen tasarımları da Hello Kitty’nin başarısını sergiliyor.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">Simpson çok satmıyor, Tweety pelerin geliyor</span><br /><br />BART, Homer, Meggy, Lisa ve Marge’dan oluşan Simpsons, ilk yayınlanmaya başladığı sezonda bile, 13.4 milyon izleyici ile buluştu. Amerika’da birçok ülkede yasaklanmasına karşın, 2 milyar dolarlık ürünü satılan Simpsons, Türkiye’de daha az talep görüyor. Simpsons’ın lisansörü Lisans A.Ş. yetkilileri, "Simpsons çok sevilmesine karşın Türkiye’de en fazla satın alınan ürünlerden değil" diyor. Tweetty’nin pırlantalı tasarımlarının yapıldığını söyleyen yetkililer, "Tweety konsepti Citroen’in arabasından, Swarovski’ye kadar girdi. Dolce Gabbana, Loony Tunes için tasarım yapıyor. Türkiye’de de Harvey Nichols’a ürün veren ilk tasarımcı olan Tuvana Büyükçınar, 650 YTL’ye satılacak bir Tweety pelerin üzerinde çalışıyor" dediler.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">Sünger Bob 5 milyar dolara koşuyor</span><br /><br />İZLEYİCİSİYLE ilk kez 1999 yılında buluşan Sünger Bob’un satışları 6.3 milyar dolarlık hacme ulaştı. Nickelodeon kablolu TV şirketi için Stephen Hillenburg tarafından yaratılan Sünger Bob’un puzzle, tişört, bebek gibi farklı ürünleri bulunuyor. Esas karakter Sünger Bob, Yengeç Krusty restoranında ızgaracı olarak çalışıyor. Saf ve iyi kalpli olan Sponge, genellikle kareli pantolon giyiyor. Nickelodeon’un en popüler çizgi filmi olan Sponge Bob’un video oyunlarının yanısıra aynı isimde de filmi var.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">Pokemon zirvede</span><br /><br />POKEMON, 10’uncu yılını kutladığı 2006 yılında lisanslı ürünlerinin 25 milyar dolarlık satış hacmiyle en fazla satılan karater. Ancak Tinky Winky, Po, Dipsy ve Lala adlı karakterlerin oluşturduğuTeletubbies lisansiyesiyle de yılda 1 milyar dolarlık ürün satılıyor.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/881933516980578492-8088110612844366724?l=cizgifilmler.blogspot.com'/></div>Mnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-881933516980578492.post-8482154213994820652007-12-26T14:36:00.000-08:002007-12-26T14:42:05.093-08:00Temel Reis<a href="http://cizgifilmler.blogspot.com/"><span style="font-weight: bold;">Çizgi Film</span></a><span style="font-weight: bold;"><a href="http://cizgifilmler.blogspot.com/"> </a>yayınları arasında eski ve hala beğeni ile izlenen çizgi filmlerden biri Temel Reis.Olmazsa olmazları; ıspanak, safinaz ve kaba sakal</span><br /><br /><object height="355" width="425"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/l29B19L721k&rel=1"><param name="wmode" value="transparent"><embed src="http://www.youtube.com/v/l29B19L721k&rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" height="355" width="425"></embed></object><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/881933516980578492-848215421399482065?l=cizgifilmler.blogspot.com'/></div>Mnoreply@blogger.com1tag:blogger.com,1999:blog-881933516980578492.post-15927758869868233662007-12-26T14:08:00.000-08:002007-12-26T14:11:20.186-08:00ŞirinlerŞirinler, Belçikalı (babası İngiliz) çizer Peyo'nun ünlü eseri. 1958'de Peyo Cullifors tarafından Çizgi roman olarak ortaya çıktı. 1981'de televizyonda gösterilen Şirinler büyük ilgi gördü. Orijinal ismi "Schtrumpf" (İngilizce'de "Smurf") olan Şirinler 256 bölümden oluşuyor.<br /><br /><object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/gdJTZaloN_U&rel=1"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/gdJTZaloN_U&rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/881933516980578492-1592775886986823366?l=cizgifilmler.blogspot.com'/></div>Mnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-881933516980578492.post-19200892394999872052007-12-08T15:29:00.000-08:002007-12-08T15:34:30.581-08:00Tom ve Jerry<span style="font-weight:bold;">Tom ve Jerry </span>1950'li yıllarda Amerika'da başladığı yolculuğuna bugün bile devam eden bir klasik bir <a href="http://cizgifilmler.blogspot.com/">çizgi film</a>.<br /><br /><object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/oD3CHDMiVYM&rel=1"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/oD3CHDMiVYM&rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/881933516980578492-1920089239499987205?l=cizgifilmler.blogspot.com'/></div>Mnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-881933516980578492.post-59117076691051303222007-08-06T16:28:00.000-07:002007-08-06T16:32:18.871-07:00Çizgi Filmlerin Etkileri<span style="font-weight: bold;"><span style="font-size:130%;">Çizgifilm Kahramanlarının Çocuk Ruh Sağlığı Üzerine Etkileri</span><br /><br /></span><br /><div style="text-align: justify;"><span style="font-weight: bold;">Pokemonların ve Diğer Çizgifilm Kahramanlarının Çocuk Ruh Sağlığı Üzerine Etkileri</span><br /><br /><span style="font-style: italic;">Hazırlayan: Uzman Dr. Şebnem Soysal - Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü</span><br /><span style="font-style: italic;">Uzm. Dr. Aylin İlden Koçkar - Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümü</span><br /><br />Her kış mevsimi yaşamış olmamıza karşın hep şaşırır ve çocuklarımızı kendi düşürdüğümüz sanal tuzaklardan kurtarmak için kara kara düşünürüz. Önce <span style="font-weight: bold;">Ninja Kaplumbuğaları</span> vardı, ardından <span style="font-weight: bold;">Pocohantas</span>, <span style="font-weight: bold;">Tarzan </span>ve <span style="font-weight: bold;">Aslan Kral </span>derken son olarak da, bu bahar televizyonlarımız sayesinde evlerimize <span style="font-weight: bold;">POKEMONl</span>ar konuk oldu. Günlerdir radyoda ve televizyon kanallarında <span style="font-weight: bold;">çizgi filmler </span>ve saldırganlık konulu pek çok konuşma dinledik, tartıştık. Kulaklarımızda kalanlar...<br /><br />Televizyon ve saldırganlık konusu, her yıl adeta tüm yaşamımızı istila eden bir çizgi filmin ardından tartışılır, sonra da kalabalık gündem içerisinde unutulup gider. Bu arada hemen hemen tüm evlerde, tartışma konusu edilmiş olan çizgi film ve karakterlerine ilişkin eşyalar satın alınmıştır bile. Sektör öyle hızlı çalışmaktadır ki anne ve babalar alternatifsiz olarak gördükleri, her yerde karşılarına çıkan bu kahramanlara karşı önce umursamaz bir yaklaşım sergilerken ardından da amansız bir savaşa girerler. Peki neden?<br /><br />Saldırganlık duygusu doğrudan gözlenemeyen bir iç durumdur. Hepimizin çok kızdığı, birilerini incitmek istediği anlar olmuştur. Ama bu duygularımızı her zaman dışavurup davranışa dönüştürmeyiz. Genellikle amaçlarımıza ulaşmamız engellendiğinde ya da işlerimiz beklediğimizden daha ağır yürüdüğünde eylemde bulunuruz. Engellenme ve zorlanmanın davranışsal etkilerini Barker, Dembo ve Lewin’ in (1941) çalışması daha açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu çalışmada çocuklara bir oda dolusu oyuncak gösterilmiş fakat odaya girmelerine izin verilmemiş. Çocukların ancak dışarıdan oyuncaklara bakmalarına izin verilmiş, oynamaları engellenmiş. Bir süre bekledikten sonra çocukların oyuncaklarla oynamalarına izin verilmiş. Başka bir grup çocuğa herhangi bir engellenme olmaksızın oyuncaklarla oynayabilecekleri söylenmiş. Daha sonra tüm çocuklar odaya alındığında engellenen çocukların oyuncakları yere çarptıkları ve duvara vurdukları genel olarak yıkıcı davranışlarda bulundukları görülmüştür. Bu çalışmanın bize engellenmenin saldırganlığı tetiklediğini ve engellenme durumu ortadan kalktığında eyleme dönüşebileceğini göstermektedir. Bu noktada, çizgi filmin izlenmesini engellemek sorunun çözümü gibi gözükmemektedir. Beyaz camın gerisindeki kahramanlar gerçekten bu kadar zararlı mıdır?<br /><br />TV kahramanlarının ve ekrandan yansıyan şiddetin toplum üzerindeki etkilerinin incelenmesi 1950’li yıllardan beri sürmektedir. Televizyonun toplumda yaygınlaşması, izleme süresinin artması ve beğenilen programların niteliği “ TV yoluyla saldırganlık teşvik mi edilmektedir ? ” sorusunu gündeme getirmiştir. Saldırgan davranış ile televizyon arasındaki ilişkinin incelendiği çalışmalarda; saldırganlık öğrenilmiş bir davranıştır sayıltısı kabul edilmektedir. Bununla birlikte biyolojik, genetik, hormonal etkenler göz ardı edilmemelidir. Televizyon tek başına saldırganlığı teşvik etmemektedir. Evinde anne ve babasının yoğun tartışmalarına maruz kalan bir çocuğun, okulunda silahlı çatışma sonucunda servis şoförünün öldüğünü gören bir çocuğun, sürekli azarlanan, engellenen ve yeterince pekiştirilmeyen bir çocuğun, çok küçük yaşta sokakta çalışmak zorunda kalan ve yaşam gerçekleriyle tanışan bir çocuğun saldırgan davranışlar sergilemesi için televizyona gereksinimi yoktur.<br /><br />Ancak, somut işlem dönemi dediğimiz <span style="font-weight: bold;">4-9 yaşları arasında </span>televizyondaki karakterlerle özdeşim kurma oranının yüksek olduğunu düşünürsek izlenen filmlerin niteliğinin dikkatle incelenmesi gerekmektedir. Araştırmalar, televizyondaki karakterlerle özdeşim kuran erkek çocukların saldırgan davranışlarının daha fazla olduğunu, bunun yanı sıra çocuğun akademik başarısının da bunda etkili olduğu görülmüştür. Akademik başarısı düşük, yaşıtlarıyla iletişim kurma güçlüğü yaşayan çocukların televizyon izleme sürelerinin uzun olması ve tercih ettikleri filmlerde hatırı sayılır miktarda saldırgan ögelerin bulunması dikkat çekicidir.<br /><br />Bu bilgiler doğrultusunda çocukların medyadaki şiddete maruz kalmamaları için önlemler almak gerekmektedir. Ebeveynler olarak çocuğunuzun izlediği şiddet miktarını kontrol altında tutmak sizin elinizde. Bunun için televizyon izlemeyi günde bir ya da iki saat ile sınırlandırabilirsiniz. Ayrıca çocuklarınızın hangi televizyon programlarını izlediklerini, hangi filmlere gittiklerini ve ne tür bilgisayar oyunları oynadıklarını gözlemleyin. Bu yollarla izledikleri şiddet hakkında onlarla konuşun. Bu tür davranışların gerçekte ne denli acı verici olduğunu ve ne tür sorunlara neden olabileceklerini onlarla tartışın. Son olarak da sorunlarla ilgili alternatif çözümler önerip bunları da çocuklarınızla tartışın. Sevgili ebeveynler bir yanlışı gösterirken doğrusunu da birlikte sunmanın önemini unutmayın.<br /><br />Çocukların öğrenme yöntemlerinden biri de örnek almaktır. Ailenin tutumları ve davranışlarının çocuklar üzerindeki etkisi büyüktür. Dolayısıyla çocuklarınıza uygun davranışları öğretebilmek için sizin model olmanız çok önemlidir. Şiddete başvurmasını istemediğiniz çocuğunuzu şiddete başvurarak durdurmaya çalışmak sonucu daha kötü bir duruma sürükleyebilir. Elbette tüm bunları yapmanıza rağmen çocuğunuz şiddet içeren davranışlar gösteriyor, arkadaşlarına karşı saldırgan davranışlarda bulunuyor, sakinleştirilemeyen öfke nöbetleri yaşıyor, yetişkinleri ve kuralları hiçe sayıyorsa bir uzmana başvurmanızı öneririz. Şiddet kullanmasının tek nedeni olarak televizyonu suçlamak da bu noktada doğru olmayabilir.<br /></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/881933516980578492-5911707669105130322?l=cizgifilmler.blogspot.com'/></div>Mnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-881933516980578492.post-43222440576265061172007-08-05T18:25:00.000-07:002007-08-06T16:10:28.310-07:00Çizgi Film<span style="font-weight: bold;">Çizgi Film Nedir? Peki ya Animasyon?</span><br /><br />Bu iki soru aynı şeydir. Animasyon'un Türkçe karşılığı canlandırmadır. Kim bulup bu adı taktıysa birisi <span style="font-weight: bold;">çizgifilm </span>demiş, zamanla yerleşmiş. Kelime anlamı ile bakıldığında sadece çizgi ile yapılan canlandırmayı kapsıyor, fakat günümüzde yerleşmiş anlamı ile animasyonun tam karşılığıdır ve dilin gelişim mantığı içinde kabul edilebilecek bir isimlendirmedir. Anlam olarak çizgi film ve animasyon aynı şeydir.<br /><br />Çizgi film hareketlerin kare kare çeşitli çizim ve fotoğraflama teknikleri kullanılarak oluşturulduğu bir filmdir.<br /><br /><br />Gökhan SÖNMEZ<br /><br />Geleneksel canlandırma iki boyutlu dünyada hayat bulmaktadır. Karakterler ve mekanlar kağıt üzerine elle çizilip, her kare ayrı ayrı fotoğraflanır. Disney 2 boyutlu bu dünyaya 1930'larda multiplane kamera ile yeni boyut eklemek için çalışmalara girişmiş olsa da, canlandırma dünyasındaki asıl büyük buluş 1980'li yıllar ve bilgisayarların hayatımıza girmesiyle olmuştur. 1991 yılında Disney'in gerçekleştirdiği Beauty and the Beast adlı çizgi film ile bilgisayarda oluşturulan hareketli mekanlar çizgi filmlerde belirirken, The Lion King'de kamera hareketlerinde, The Hunchback of Notre Dame'da kalabalıkların oluşturulmasında ve Mulan çizgi filminde Hunların saldırısının canlandırıldığı sahnelerde hep bilgisayar grafiği ve 3B canlandırma kullanılmıştır. Pixar'ın 1995 yılında vizyona giren Oyuncak Hikayesi (Toy Story) filmi, canlandırma dünyasına tamamen bilgisayarda gerçekleştirilen filmleri kazandırırken, Toy Story'nin açtığı yoldan ilerleyen AntZ, Shrek, Ice Age gibi filmler, tüm zamanların en çok izlenen ve beğenilen filmleri olarak, dikkat çekmişlerdir. Bilgisayar canlandırmasının giderek artan popülaritesi günümüzde canlandırma dünyasının yeniden yapılanmasına yol açmıştır.<br /><br />Bilgisayarda elde edilen görüntülerin gerçeğinden ayırt edilemeyecek derecede inandırıcı olması bilgisayar canlandırmalarının, özel efektlerin oluşturulmasında temel yöntemlerden biri olmasını sağladı. Günümüzde bilgisayar canlandırması ya da sayısal efekt içermeyen ya da bilgisayarda işlemden geçirilmeyen film neredeyse yoktur. İster bir çizgi film çalışmasının arka zemini, ister karakterlerinden bazılarını, ya da içerdiği kalabalık orduları olsun, isterseniz çizgi filmin tamamını ya da bir filmde yer alan başrol oyuncularından bir tanesini (Gollum, King Kong, StarWars- Yoda) oluşturacak olun bilgisayar canlandırmaları her ortamda size en optimal çözümleri sunacak esnekliğe sahiptir.<br /><br />Bilgisayar Canlandırması üretim süreci<br /><br />Bilgisayar Canlandırması ya da 3B canlandırma, temel canlandırma kurallarını, geleneksel canlandırmadan almış olmasına rağmen, karakterlerin oluşturulmasından, canlandırmasına, renklendirilmesine kadar tüm işlemlerin bilgisayarda gerçekleştirildiği bir üretim sürecine dayanmaktadır. Temel olarak bilgisayar canlandırması, aynen geleneksel canlandırmada olduğu gibi bir hikaye ve bu hikayeyi ortaya koyan storyboard çalışmasıyla başlar. Bu aşamadan sonra canlandırma filminde yer alan karakterlere ait konuşmalar ve sesler, ses sanatçıları tarafından kayıt edilir. Bu kayıtlar, bilgisayarda karakterleri canlandıracak sanatçılar için özellikle dudak hareketleri ve mimiklerin senkronizasyonu için çok önemlidir. Bir sonraki aşamada ses ve storyboard eşlenerek, sahnelerin uzunluğu belirlenir. Filmin kabataslak bir öngörünümü artık hazırdır.<br /><br />Senaryo ve storyboard'a uygun olarak karakter ve mekanların tasarlanması, sahnelerin görsel yapısının belirlenmesi, yüzeylerin ne şekilde olacağıyla ilgili çalışmalar yine geleneksel canlandırmadan çok farklı değildir. Bunlar bilgisayarda yapılabileceği gibi, geleneksel yöntemlerle de yapılabilir. Senaryoda yer alan karakterlerin, mekanların, aksesuarların oluşturulmasına sıra geldiğinde, üretim süreci bilgisayarlar üzerinde işlemeye başlar. Bilgisayar yazılımlarında senaryoda yer alan unsurlar genelde 3Boyutlu (3D) yazılımlar kullanılarak hazırlanır (modellenir). Modellenen karakterler, yine bilgisayarda kabataslak olarak canlandırılırlar. Bu aşamada sadece zamanlama ve kamera-mekan/karakter ilişkisi üzerinde durulur. Bilgisayarda bu tür bir çalışmayı gerçekleştirmek çok hızlı ve kolay olduğundan, her sahnenin birkaç alternatifi oluşturularak, en uygununun tespitine fırsat tanınır. Onaylanan sahneler için artık canlandırma zamanıdır ve bilgisayarda 3B modeller, canlandırılmaya başlanır. Karakterler bilgisayarda canlandırılırken bir taraftan da set ve karakterlerin renklendirilmesi (dokulandırılması) işlemi yerine getirilir. Bilgisayarda canlandırması hazırlanan ve renklendirilen mekan ve karakterler, bir sonraki aşamada bilgisayardaki sanal ışıklar kullanılarak, uygun şekilde aydınlatılır. Bilgisayardaki son aşama ise tüm bu verilerin bilgisayar tarafından işlenerek görüntünün elde edilmesidir. Render olarak adlandırılan bu işlem sonucunda 3B model ve mekanlar, belirlenen yüzey özelliklerine göre, ışık kaynağının oluşturacağı etki doğrultusunda ve bir takım efektler eklenerek, tek kare resim haline getirilir. Render edilen görüntüler bir araya getirilip, son düzenlemeler yapıldıktan sonra ses efektleri ve sesler eklenerek sonuca ulaşılır.<br /><br />Bilgisayar Canlandırması üretim sürecini bir nevi sanal film üretimi olarak düşünebiliriz. Bir filmde gerekli olan aktörleri, mekanları, aksesuaları modelleyip renklendirdikten sonra, aynen bir sette olduğu gibi sanal ışık kaynakları, sanal kameralar kullanarak, bir hikayeyi canlandırmak, hazırladığınız işlemin görüntüye dönüştürülmesi işlemini ise bilgisayarlara bırakmanız sözkonusudur. Bilgisayar hazırladığınız çalışmayı görüntüye dönüştürürken de, istediğiniz görsel çeşitliliği size sunabilir. Bilgisayarda elle çizilmiş hissi veren görüntüler elde edebileceğiniz gibi, çoğu kişinin gerçeğinden ayıramayacağı görüntüler de elde edebilirsiniz. Bilgisayar canlandırmasının faydaları ve farklı uygulama yöntemleriyle ilgili bir yazıyı Gökhan Sönmez'in BYTE dergisi için hazırlamış olduğu bir yazıda bulabilirsiniz.<br /><br />Bilgisayar Grafiği Tarihi ve filmler<br /><br />Birçok alanda olduğu gibi Bilgisayar Grafiği kavramı üzerinde ilk çalışmaları bilim adamları ve araştırmacılar gerçekleştirmiştir. 1970'li yıllarda üniversitelerde bilgisayarlara ve bilgisayar grafiklerine olan ilgi, 1980'li yıllarda prodüksiyon firmalarının ve uygulayıcıların artmasıyla büyük bir ivme kazanmış, özellikle bilgisayar kullanımının artması ve özel efekt firmalarının bilgisayar grafiğine olan ilgileri, sektörün kısa sürede büyük yol kat etmesini sağlamıştır.<br /><br />Bilgisayar grafiğinin, görsel bir malzeme olarak kullanılma fikri, 1962 yılında Ivan Sutherland'ın Sketchpad'i icat etmesiyle başladı. Birkaç yıl sonra 1966'da Utah Üniversitesi'nde ilk bilgisayar grafiği bölümü açılınca, akademik alanda çalışmalar hız kazandı. James Blinn gibi bilgisayar grafiğinin önemli isimleri 1968'de Toronto Üniversitesi'nde, reflection mapping, bump mapping gibi temel kaplama yöntemlerini geliştirerek, bilgisayar grafiğinin temellerini attılar. Siggraph, 1980’e gelindiğinde “Vol Libre” adındaki filmde, fractal yapısıyla oluşturulan dağlar arasında hızlı bir uçuşu canlandırıyor, izleyenleri hayretler içerisinde bırakıyordu. Bilgisayarda bu filmi geliştiren Loren Carpenter, Mandelbrot yapıları üzerine araştırmalar yapmış, bunları kullanarak gerçekçi dağlar canlandırmayı başarmıştı. Amacı sadece animasyonuyla takdir toplamak değil, Lucasfilm’deki laboratuarda çalışmaktı. Bunu bir başvuruyla yapacağına, Lucasfilm’in kendisine talepte bulunması için fractal dağ görüntüleri etkili oldu. 1981 yılının sonlarına doğru Carpenter ilk render sistemini Lucasfilm için gerçekleştirdi. REYES (Renders Everything You Ever Saw) adı verilen bu sistem daha sonraları Renderman’e dönüştü ve Carpenter hala Pixar’dadır.<br /><br />Bu gelişmeler çok geçmeden özel sektörde de yankı buldu ve Triple-I adlı filmde 3B bilgisayar grafiğinin kullanılmasıyla, Ivan Sutherland ve David Evans bir araya gelerek ilk bilgisayar grafiği firması Evans & Sutherland'ı kurdular. Tüm bu gelişmelere rağmen bilgisayar grafiği geniş kitleler tarafından bilinmiyor ve dikkate alınmıyordu. Ta ki 1982 yılında dönemin dört büyük prodüksiyon firmasının 20 dakikalık bilgisayar grafiğiyle katkıda bulunduğu TRON adlı bilim kurgu filmi vizyona girinceye kadar. Çok geçmeden Digital Productions'ın gerçekleştirdiği The Last Starfighter filmiyle yapımcıların heyecanı bir defa daha arttı.<br /><br />George Lucas yeni filmi Star Wars'da ihtiyaç duyduğu özel efektleri gerçekleştirmek için Industrial Light & Magic firmasını kurduğunda, bilgisayar grafiği ve sayısal görsel efekt dünyasının ilerleyen yıllarda önderliğini yapacak bir işin de altına imzasını atmış oldu. Dennis Muren, John Dykstra ve Richard Edlund gibi isimler bu yapılanmaya katılırken, bilgisayar grafiği konusunda birçok ilke imza atan Ed Catmull'da ILM'e katılarak Bilgisayar Grafiği bölümünün başına geçti. Bilgisayar canlandırma dünyasının tanınan isimlerinden John Lasseter da bir süre sonra Disney'den ayrılarak Lucasfilm'in bilgisayar Grafiği bölümünde çalışmaya başladı. 80'li yıllarda bilgisayar grafiğinin giderek dikkat çekmesi, daha sonraları uzun yıllar sektörün bilgisayar ihtiyacını karşılamakta lokomotif görevi üstlenen SGI'ın (Silicon Graphics Inc.) kurulması ve takip eden yıllarda bilgisayar yazılımı geliştiren firmaların kurulmasını sağladı. Autodesk (1982) Autocad, Alias Research Inc (1983) Alias 1'i, Wavefront (1984) Preview, SoftImage (1985) Creative Environment yazılımlarını geliştirerek bilgisayar grafiği dünyasındaki önemli yazılımların temellerini attılar.<br /><br />Lucas Film'in Grafik bölümündeki çalışmalar yoğunlaşarak, John Lasseter'ın yönettiği The Adventures of Andre and Wally B adlı filmi gerçekleştirdiler. Bu film birçok yeni teknolojinin de kullanıldığı tamamen 3B karakter animasyonu bir filmdi ve oldukça ilgi çekti. Disney’in The Black Cauldron (1985) adlı çizgi filmi ise ilk 3D nesneler içeren çizgi film olarak tarihe geçti. Tüm bu gelişmeler tamamen 3B canlandırma filmlerinin mümkün olabileceğini gösteriyordu. 3B canlandırma filmi düşüncesi Lucasfilm'de işlerin biraz karışmasına sebep oldu. Çünkü Bilgisayar Grafiği bölümü, tamamen bilgisayar animasyonundan oluşan bir film projesi gerçekleştirmek isterken, ILM bilgisayar grafiklerinin efekt amacıyla kullanılmasını istemekteydi. Daha sonraları Catmull, durumu George Lucas’ın firmanın gereğinden fazla büyüdüğü ve hedefte odaklaşamadığı şeklinde yorumladığını söyler. Bilgisayar animasyonu bölümü, farklı bir firma olarak, ayrılıp ayrılamayacağını sorduğunda, Lucas’ın cevabı olumlu olur.<br /><br />Bilgisayar canlandırmasının yavaş yavaş kendini belli eden yükselişi, Steven Jobs gibi girişimcileri (Apple'ın kurucusu) harekete geçirir ve Lucasfilm'in grafik bölümünü satın alır ve Pixar adında yeni bir firma kurulur (1986). Anlaşmanın bir bölümü Lucasfilm’in Pixar’ın render teknolojisinden faydalanmaya devam etmesi yönündedir. Hemen hemen iki firmanın ayrılması bir yıl sürer ve Steve Jobs hisselerin çoğuna sahiptir ve Catmull başkan olurken, Alvy Ray Smith başkan danışmanı olur. Pixar renderer sistemini geliştirmeye devam eder, tüm kaynağını harcar ve sistemi Renderman’e dönüştürür. 1988 yılında gerçekleştirilen, Renderman 3D sahneleri tanımlamada bir standart haline gelir. Pixar’dan Pat Hanrahan, teknik detayların hepsini düzenler ve ürüne Renderman adını verir. Renderman standartı bildiğiniz gibi, bilgisayarın 3D sahneyi, hesaplarken ihtiyaç duyacağı herşeyi tanımlar; nesneler, ışık kaynakları, kameralar, atmosferik efektler vb. Bir kere sahne Renderman dosyasına dönüştürüldü mü artık onu render etmek için farklı sistemler kullanabilirsiniz (PC, SGI, Alpha vb) Bu birçok yazılım geliştiricisine yeni imkanlar tanıdı ve onlarca yazılım bu standartı destekledi.<br /><br />Pixar çok geçmeden kendinden söz ettirmeye başladı ve 1986'da Oscar'a aday gösterilen Luxo Jr. , 1987'de Red’s Dream adlı bilgisayar canlandırmalarından sonra 1988'de Oscar ödülüne ulaştı (Tüm dünyaca tanınmasıysa çok daha sonraları 1995 yılında ilk tamamen 3B bilgisayar canlandırması filmleri Toy Story ile oldu ).<br /><br />ILM'in 1989'da gerçekleştirdiği The Abyss filmi bilgisayar grafiklerine bir kez daha ilgileri çekti. ILM 1991 yılında bir kez daha bilgisayar canlandırması kullanarak izleyenleri etkilemeyi başarır. Bu sefer James Cameron'ın Terminator 2: Judgment Day adlı filminde ilk defa ana karakterlerden biri bilgisayar canlandırması olarak belirir. Artık bilgisayar grafiği ve neler yapabildiği çok geniş bir çevre tarafından biliniyordu. Ama tüm dünyada bilgisayar grafiği ve canlandırmasının akılda kalmasına, unutulmaz filmlerden biri olan Jurassic Park sebep oldu. 1993 yılında gerçekleştirilen bu filmde yer alan BG dinazorlar, izleyenleri etkiledi. Alias PowerAnimator, Softimage 3D, Matador ve bazı animatiklerin hazırlanmasında kullanılan LightWave3D yazılımlarıyla ILM birkez daha bilgisayar grafiği ve canlandırmaya yaptığı yatırımların karşılığını aldı... Bundan sonra filmlerde bilgisayar grafiği ve canlandırmaları peşi sıra belirmeye, giderek daha çok görünür olmaya başladılar. Sonraki yıllarda özel efekt dalında Oscar ödülü kazanan filmlerin, bilgisayar grafiklerini kullanan ve ön plana çıkaran filmler olduğu görüldü. İlerleyen yıllarda bilgisayar grafiği ve canlandırmaları sadece film perdelerinde değil, TV dizilerinde de kendini belli etti. 1994 yılında Mainframe Entertainment'ın hazırladığı Reboot adlı yapım tamamı bilgisayarda gerçekleştirilen ilk çizgi dizi oldu.<br /><br />1995 yılında ise canlandırma sinemasını temelden değiştirecek bir yapım vizyona girdi. Tamamen bilgisayarda gerçekleştirilen Pixar'ın Toy Story filmi, firmaya bir Oscar kazandırırken, bilgisayar canlandırmasına dayalı filmlerin önünü açtı. Takip eden yıllarda onlarca 3B film gerçekleştirildi ve günümüzün en beğenilen ve hasılat getiren filmleri sıralamasında birçok filmi geride bırakıp zirvelere bilgisayar canlandırması filmler ulaştı. Walt Disney gibi geleneksel canlandırmanın en büyük ismi, oluşturduğu bir ekiple, deneyim ve bilgisini 3B bilgisayar canlandırma dünyasına taşıdı ve Chicken Little (Cesur Civciv) ile tamamen bilgisayar canlandırmasına yönelik filmler üretmeye başladı.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/881933516980578492-4322244057626506117?l=cizgifilmler.blogspot.com'/></div>Mnoreply@blogger.com0